![]() |
DiNi ŞiiRLER icinde Mevlana Celaleddin Rumi Şiirleri konusu , Allahım Bu Vuslatı Hicran Etme Aşkın sarhoşlarını nalan etme Sevgi bahçesini yemyeşil bırak Bu mestlere bahçelere kasdetme Dalı yaprağı vurma hazan gibi Halkını başı dönmüş zelil etme Kuşunun yuvasının ağacını ...
| |||||||
| | #1 |
| Kolağası ![]() | Allahım Bu Vuslatı Hicran Etme Aşkın sarhoşlarını nalan etme Sevgi bahçesini yemyeşil bırak Bu mestlere bahçelere kasdetme Dalı yaprağı vurma hazan gibi Halkını başı dönmüş zelil etme Kuşunun yuvasının ağacını Yıkma da kuşlarını perran etme Kumunu ve mumunu karıştırma Düşmanları kör et de şadan etme Hırsızlar aydınlığın düşmanıdır Onların işlerini asan etme İkbal kıblesi yalnız bu halkadır Umut kabesin öyle viran etme Bu çadır iplerini öyle katma Çadır senindir eya sultan etme Yok dünyada hicrandan daha acı Ne istiyorsan et de onu etme M e v l a n a Anlatsana Gönül dostum anlatsana, İlimizde Mevlana`yı. Ulu zatın hoşgörüsü, Yolumuzda Mevlanayı. xxx Kıymet verir her insana, Ulvi görev düştü sana, Çevir deyişik lisana, Dilimizde Mevlana`yı. Fetetti nice gönüller, Ruzi mahşedeki kullar, Bülbül sedasında diller, Gülümüzde Mevlana`yı. EZGİNİ geldik gideriz, Hakka borcumuz öderiz, Hatırdadır yad ederiz, Telimizde Mevlana`yı. Mevlana Celaleddin Rumi Başka Yarınlar Bugün yüzünde bir başka güzellik var senin, bugün dudağında başka bir tad var, boyunda başka bir yücelik. Bugün kırmızı gülün bir başka daldan. Ayın gökyüzüne bugün sığmamış. Göklere benzeyen göğsün bugün daha geniş. Hangi yanından kalktın bu sabah, söyle, bir başka kavga var dünyada senin yüzünden, dünyada bir başka gidiş Biz senin gözlerinden gördük arslanlara meydan okuyan o ceylanı, Başka bir ovası var o ceylanın bugün iki cihandan da dışarı Seven insanın ayağı mı yok, işte ona ölümsüzlük kapandı. Yukarlarda onunla uçar gider. Gözlerinin denizinde onu arama. Oinci bir başka denizde. Bakarsın bugün sever bu yürek, yarın sevilir bakarsın. Yüreğimin özünde başka yarınlar var. Mevlana Celaleddin Rumi Bizim Canımıza Gelsin Hastalıklar senden uzak olsun, ey canlarımızın rahatı, ey gören gözümüz, kem gözler senden uzak olsun! Bedenin sağlam olsun, ay yüzlü güzel, gölgen başımızdan eksik olmasın! Gül bahçesine benzeyen yüzün, o gönül otlağımız, ovamızın yeşilliği, nasılsa hep öyle kalsın, hep öyle taze, yeşil. Bizim canımıza gelsin senin bedenine gelen ağrı. Mevlana Celaleddin Rumi Birliğe Ulaş Beri gel, daha beri, daha beri. Bu yol vuruculuk nereye dek böyle? Bu hır gür, bu savaş nereye dek? Sen bensin işte, ben senim işte. Ne diye bu direnme böyle, ne diye? Ne diye aydınlıktan kaçar aydınlık, ne diye? Topumuz bir tek olgun kişiyiz, bir tek, ne diye böyle şaşı olmuşuz, ne diye? Zengin yoksulu hor görür, ne diye? Sağ soluna yan bakar, ne diye? İkisi de senin elin, ikiside, peki, kutlu ne, kutsuz ne? Topumuz bir tek inciyiz, bir tek. başımız da tek, aklımız da tek. Ne diye iki görür olup kalmışız iki büklüm gökkubbenin altında, ne diye? Sen habire gevele dur bakalım, habire 'usul boylu birlik çam ağacı' de, sonu nereye varır bunun, nereye? Şu beş duyudan, altı yönden varını yoğunu birliğe çek, birliğe. Kendine gel, benlikten çık, uzak dur, insanlara karıl, insanlara, insanlarla bir ol. İnsanlarla bir oldun mu bir madensin, bir ulu deniz. Kendinde kaldın mı bir damlasın, bir dane. Erkek arslan dilediğini yapar, dilediğini. Köpek köpekliğini ede durur, köpekliğini. Tertemiz can canlığını işler, canlığını. Beden de bedenliğini yapar, bedenliğini. Ama sen canı da bir bil, bedeni de, yalnız sayıda çoktur onlar, alabildiğine, hani bademler gibi, bademler gibi. Ama hepsindeki yağ bir. Dünyada nice diller var, nice diller, ama hepsin de anlam bir. Sen kapları, testileri hele bir kır, sular nasıl bir yol tutar, gider. Hele birliğe ulaş, hır gürü, savaşı bırak, can nasıl koşar, bunu canlara iletir. Mevlana Celaleddin Rumi Dostlar, Gün Bugün! Toy, düğün kumaş oldu, ölçüldü biçildi. Toy, düğün elbise oldu uzun boya. Toylar, düğünler tam bizim için, toyumuz, düğünümüz kutlu olsun dünyaya. Şekere eş oldu dudu kuşu, zühre eş oldu aya. Toylar, düğünler tam bizim için, toyumuz, düğünümüz kutlu olsun dünyaya. Bugün hayat öylesine rahat. Bugün yürekler öylesine ferah. Bugün insanlar öylesine kardeş. Toylar, düğünler tam bizim için, toyumuz, düğünümüz kutlu olsun dünyaya. Ey şehrimizi aydınlatan sultan, güvey oluyorsun bir güzele bu gece. Ne de güzel yürüyorsun mahallemizde salına salına, ne de güzel akıyorsun deremize çağlaya çağlaya, ey bizi unutmayan, bizi arayan dost, ey bizim suyumuz, ırmağımız. Toylar, düğünler tam bizim için, toyumuz, düğünümüz kutlu olsun dünyaya. Dostlarım, gün bugün, oynayın, raksedin, dönün. Bir bölük halk deniz gibi köpürüyor, bir bölük halk dalga dalga secdede. Bir bölük halk kılıç gibi savaşıyor, bir bölük halk kanımızı içmede. İşte girdi gerdeğe nergisle gül, işte astım davulumu boynuma. Toylar, düğünler tam bizim için, toyumuz, düğünümüz kutlu olsun dünyaya. Mevlana Celaleddin Rumi Ey Balçık Dünya Seni bildim bileli, ey balçık dünya, başıma nice belâlar geldi, nice mihnet, nice dert. Seni sırf belâdan ibaret gördüm, seni sırf mihnetten, dertten ibaret. İsa'nın yurdu değilsin sen, yayıldığı yersin eşeklerin. Nerden tanıdım seni bilmem ki, nerden parçası oldum bu yerin, Bana vermedin bir yudum tatlı su, sofranı yaydın yayalı. Elimi ayağımı bağladın gitti, elimin ayağımın farkına varalı. Bırak da bir ağaç gibi yerin altından çıkarıp ellerimi sevgilinin havasıyla sarmaşdolaş olayım, uzayıp gideyim bâri. Ey çiçek, dedim çiçeğe, dedim, bu küçük yaşta sen, neden ihtiyar oldun bu kadar, dedim, nasıl oldu bu böyle? Çocukluktan kurtuldum, dedi çiçek, sabah rüzgârını tanıyalı, hep yukarlara doğru çıkar yukarlardan gelmiş bir ağaç dalı. Şunu da söyledi çiçek: Madem aslımı tanıdım, madem yersizlik âlemi aslım, artık bana tek bir şey düşecek: Yücelip aslıma gitmek. Sus yerter artık, var git yokluğa haydi, yoklukla yok ol. Git, yokluklardan tanı yokluktan var olanı. Mevlana Celaleddin Rumi Hatırla ama! Bir tatlı ömür gibi gitmeye niyetlendin, ayrılık atına eyer vurdun inadına. Ama bizi unutma, hatırla ama. Sana temiz dostlar, iyi dostlar, bağdaş dostlar yeryüzünde de var. gökyüzünde de var. Eski dostla ettiğin yemini, hatırla ama. Sen her gece ay değirmisini başına yastık edince yollarda, dizimde yattığın geceleri hatırla ama. Sen ey, hüsrev'i kendine kul, Şirin gibi bir nice güzeli esir eden, aşkının ateşiyle tıpkı Ferhat gibi benim ayrılık dağını delmede olduğumu, hatırla ama. Bir deniz kesilen gözlerimin kıyısında bir aşk ovasını görmüştün hani; sarfan dallarıyla, ağustos gülleriyle sarmaşdolaş. Bunu unutma, hatırla ama. Ey Tebrizli Şems, dinim aşktır benim, senin yüzünü gördüm göreli, benim dinim senin yüzünde övünür, ey sevgili. Bunu unutma, hatırla ama. Mevlana Celaleddin Rumi Hep O Aşk geldi, kan gibi Damarlarıma derime doldu. Beni benden aldı, Varlığımı sevgiliye doldurdu. Kısaca; Bana benden kalan bir ad; Ancak ötesi hep o... Mevlana Celaleddin Rumi Kendime Yediremem Düşman saçmasapan lâflar eder, duyar can kulağım. Benim için kötü şeyler düşünür, görür can gözüm. Üzerime köpeğini salar, ısırır köpek ayağımı, çok acılar çekerim, çok acılar. Köpek değilim, onu ısıramam, ısırırım dudağımı. Büyük kişilerin sırlarına ortağım, gene de na şu kadar övünemem. Bütün ayıplar bende ama, ne yapıp yapmalı, ulaşmalı dostlara, geride kalmayı kendime yediremem. Mevlana Celaleddin Rumi Mesnevi'den Aşkın şerarı ateşi ta bağrıma düştü, Ahım işiden yandı deyu başıma üştü, İmdadıma eşkim ile dide yetişti, Hepsi kalıp acz dediler: 'eyvah', Yansın ko dedim, sönmeye söndürmeye Allah. Mevlana Celaleddin Rumi Ne Olursan Ol Paranı ver, gönlünü ver, canını ver Ama SIRRINI VERME! ... Günlerini say, kazancını say, büyüklerini say Ama YERİNDE SAYMA! ... İşini beğen, aşını beğen, eşini beğen Ama KENDİNİ BEĞENME! ... Emek ver, kulak ver, bilgi ver Ama SAKIN BOŞ VERME! ... Fidan büyüt, çocuk eğit, yoksul besle Ama KİN BESLEME! ... Davet et, hayret et, ülfet et, affet Ama İHANET ETME! ... Kitap oku, meslek oku, dünyayı oku Ama LANET OKUMA! ... Sınıfını geç, hayatını seç, rakibini geç Ama GÜLÜP GEÇME! ... Gönül al, dost al, yoldaş al Ama BEDDUA ALMA! ... Yaklaş, tanış, konuş, uzaklaş Ama UŞAKLAŞMA! ... Doğrul, sayrıl, evril, devril Ama EĞRİLME! ... Hislen, tasalan, seslen, uslan Ama PASLANMA! ... İtil, ütül, atıl, katıl Ama SATILMA! ... Mevlana Celaleddin Rumi Ne zaman Ne zaman bu addan sandan geçeceğiz, ne zaman? Can meclisinin halkasına ne zaman hep birden girip oturacağız? Dudağımıza bir tek kadeh dokundurmadan ne zaman içeceğiz büyük dostumuzun huzurunda can şarabını, ne zaman içeceğiz, ne zaman Ne zaman diyeceğiz can sâkisine, uzat elini. biz bu yana göçtük artık, armağanlar getirdik sana. Ne zaman diyeceğiz can sâkisine, ne duruyorsun, tutulduk bikere, düştük ocağına senin, gurbet elde üşüdük,donduk kaldık, selâm ver, hatırımızı sor, kucakla, ısıt bizi, bize kırmızı şarap sun. Ne zaman bize cevap verecek o, ne zaman? Ne zaman diyecek, nem varsa sizin, buyurun, âfiyetler olsun? Mevlana Celaleddin Rumi |
| | |
| | #2 |
| Onbaşı ![]() | Çok Güzelmiş Teşekkürler Konu SalihCetin tarafından (05.09.2010 Saat 22:11 ) değiştirilmiştir. Sebep: kısaltma kullanmak yasaktır!! |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Etme -Mevlana Celaleddin Rumi | PeRi | Genel Şiirler | 0 | 13.05.2012 00:16 |
| Mevlana Celaleddin Rumi'nin Resimli Sözleri | Challenge | Resimli Şiirler | 2 | 06.09.2011 22:40 |
| Mevlana Celaleddin-i Rumi (Mevlana Kimdir? - Mevlana Hakkında) | Dancer in the Dark | Felsefe | 1 | 30.01.2009 20:53 |
| Mevlana Celaleddin-i Rumi: Aşkın Dansı | Chanqe Everythinq | SiNEMA | 0 | 27.04.2008 11:02 |
| Mevlânâ Celaleddin-i Rumi (1207 -1273) | Chanqe Everythinq | Din - İlahiyat | 0 | 31.03.2008 11:01 |
